OBEZİTE NEDİR?

Günlük alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olması durumunda, harcanan enerji vücutta yağ olarak depolandığında OBEZİTE oluşur. Bir başka deyişle; bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı yükselmesi sonucu, boy uzunluğuna göre vücut ağırlığının normal düzeyin üstüne çıkmasına Obezite denir.  Yetişkin erkeklerde vücut ağırlığının %15–18’i kadınlarda ise %20-25’ini yağ dokusu oluşturmaktadır. Bu oran erkeklerde %25’in üstüne çıktığında kadınlarda ise %30 civarı olduğunda obezite oluşmuş demektir.

Obezitenin hastalık boyutunu birçok kurum ve kuruluş tarafından farklı tanımlamıştır.

  • Vücutta sağlığı kötü yönde etkileyecek düzeyde yağ birikimi.
    (Dünya Sağlık Örgütü 1997)
  • Şişmanlık karmaşık, çoknedenli ve süreğen olan ve kalıtım ile çevre şartlarının etkileşiminden oluşan bir hastalıktır.
    (ABD Ulusal Kalp Akciğer ve Kan enstitüsü)
  • Şişmanlığın kişinin sağlığını tehdit edecek ve yaşam süresini etkileyecek boyutta olması. (Avrupa Laparoskopik Cerrahi Derneği )

Obezite dünyada gelişmiş ve gelişme olan tüm ülkelerinin en önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Kalorili değeri yüksek beslenenler ve egzersiz yapmayan ya da fiziksel etkinlikleri az olan kişilerde obezite oldukça sık görülmektedir. Ayrıca hormanal bozukluklar, psikolojik sorunlar, kullanılan ilaçlar ve genetik yatkınlık da obeziteyi tetikleyen sebepler arasında sayılmaktadır. Araştırmalara göre genetik faktörler %25-40 oranında olduğunu göstermektedir. Kilolu insanların çocukları, kilolu olmayan insanların çocuklarına oranla obezitenin görülme oranı 2-3 kat daha fazladır.  Ayrıca ailede ebeveynlerin şişman olması durumunda çocukların %70-80’inde erişkin yaşta şişmanlık ve obezite oluşumu meydana gelmektedir.

 

OBEZİTENİN YOL AÇTIĞI SAĞLIK PROBLEMLERİ

Obezite; insan sağlığı üzerinde yarattığı olumsuz etkilerden dolayı çeşitli sağlık problemine sebep olduğu gibi ölümle de sonuçlanabilen bir hastalık türüdür.

Aşırı kilolu olma durumu Avrupa ülkelerinde her yıl 1 milyondan fazla insan ölümüne sebep olduğu gibi hasta olarak geçirilen 12 milyon yaşam yılının büyük sorunu haline gelmiştir.

Günümüzde obezitenin birçok hastalıklarla ilişkisi bilinmektedir. Ayrıca morbidite  (hastalığa yakalanmış ama hayatta kalmış olan hastaların hastalık sonucu ölmüş insanlara oranı) ve mortaliteyi artırıcı etkisi de ortaya konulmuştur.

Obezitenin neden olduğu sağlık sorunları ve risk faktörleri nelerdir (?) sorusunun cevabı ise içinde bulunduğumuz sosyal ve ekonomik sebepleri kapsamaklar birlikte uzun bir listeye dönüşmüştür.

Obezitenin yol açtığı sağlık problemleri;

  • İnsülin direnci – Hiperinsülinemi
  • Tip 2 Diabetes Mellitus
  • Hipertansiyon
  • Koroner arter hastalığı
  • Hiperlipidemi – Hipertrigliseridemi
  • Metabolik sendrom
  • Safra kesesi hastalıkları
  • Bazı kanser türleri (kadınlarda safra kesesi, endometriyum, yumurtalık ve meme kanserleri, erkeklerde ise kolon ve prostat kanserleri )
  • Osteoartrit
  • Felç
  • Uyku apnesi
  • Karaciğer yağlanması
  • Astım
  • Solunum zorluğu
  • Gebelik komplikasyonları
  • Menstruasyon düzensizlikleri
  • Aşırı kıllanma
  • Ameliyat risklerinin artması
  • Ruhsal sorunlar (Anoreksiya nevroza (yemek yememe) veya Blumia nevroza (kusarak yediği besinlerden yararlanmama), Binge eating (tıkınırcasına yeme),  gece yeme sendromu gibi ortaya çıkabilir veya bir şeyi daha fazla yiyerek psikolojik doyum sağlamaya çalışma)
  • Toplumsal uyumsuzluklar
  • Özellikle sık aralıklarla ağırlık kaybetme ve kazanma sonucunda deri altı yağ dokusunun fazla olması nedeniyle deri enfeksiyonları, kasıklarda ve ayaklarda mantar enfeksiyonları
  • Kas-iskelet sistemi problemleri

OBEZİTE TEDAVİSİ

Obeziteden korunma küçük yaşta başlamalıdır. Çocuk ve adolesan (fiziksel ve cinsel gelişim yani ergenlik) döneminde kilo artışıyla birlikte gerçekleşmeye başlayan obezite, yetişkinlik dönemi için zemin hazırlamaktadır. Bu nedenle insanlar; dengeli ve sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite, gün içinde bedensel hareketlilik gibi konularda bilinçlendirilmelidir.

Obezite tedavisinde bireyin süreç için kararlılığı oldukça önemli rol oynamaktadır. Obezitenin nedenselliğinde (etiyolojisinde) pek çok faktörün etkilidir. Bu faktörler tedavinin daha uzun süre ve karmaşık hale gelmesine sebep olmaktadır. Bu yüzden tedavi sadece hekimle değil; diyetisyen, psikolog, fizik tedavi uzmanlarıyla birlikte yürütülmektedir. Obezite tedavisi için sadece bir yöntem seçmek tedavinin yanlış ya da başarısız şekilde ilerlemesine neden olacağı için bütün yöntemler birlikte uygulanarak başarılı bir sonuç elde edilecektir.

Obezite tedavisinde amaç, bireylerin yaşam kalitesini yükseltmek, obeziteye ilişkin morbidite ve mortalite risklerini azaltmaktır.  Vücut ağırlığının gerçekçi bir şekilde azalması hedeflenirken ilk 6 aylık süreçte kilonun %10’unun verilmesi, obezitenin yol açtığı sağlık sorunlarının önlemesine çok büyük yarar sağlamaktadır.

Obezite tedavisinde kullanılan yöntemler 5 grup altında toplanmaktadır.

Bu yöntemler;

1.Tıbbi beslenme (diyet) tedavisi,

2.Egzersiz tedavisi

3.Davranış değişikliği tedavisi

4.Farmakolojik tedavi

5.Cerrahi tedavi

OBEZİTE TEDAVİSİNDE KULLANILAN YÖNTEMLER

1.Tıbbi beslenme (diyet) tedavisi,

Obezitenin tedavisinde diyet tedavisi oldukça önemli bir rol oynamaktadır. Hedef obez olan kişinin kalori miktarını azaltmaktır. Bu süreçte her birey ayrı ayrı değerlendirilir. Kişiye özel uygulanan programlarda bireylerin yaşam tarzı,  beslenme alışkanlıkları ve metabolizma hızı farklılık gösterdiği için diyetisyen ve doktor eşliğinde süreç planı yapılmalıdır.

Obezitede beslenme tedavisi ile:

  • Vücut ağırlığının, boya göre olması gereken (BKİ= 18.5 – 24.9 kg/m2) düzeye indirilmesi amaçlanır. Başlangıçta belirlenen hedefler, bireyin olması gereken ideal ağırlığı olabildiği gibi, ideal ağırlığının biraz üzerinde de olabilir.
  • Uygulanacak zayıflama diyetleri yeterli ve dengeli beslenme ilkeleri ile uyumlu olmalıdır. Amaç, bireye doğru beslenme alışkanlığı kazandırılması ve bu alışkanlığını yaşamın her alanında sürdürülebilir kılınmasıdır.

2.Egzersiz tedavisi

Obezitede hareket azlığı ya da fiziksel aktivite kısıtlılığı neden ve sonuç ilişkisi olarak da tanımlanabilmektedir.  Egzersiz tedavisinin kilo kaybına etkisi tartışılmakta olsa da hareketliliğin arttırılması ile karın çevresinde oluşan yağlanmanın azaldığı gözlenmektedir. Diyet ile desteklendiğinde ise kas kütle kaybını önlediği bilinmektedir.

Yetişkin bireylerin düzenli olarak her gün 30 dakika orta derecede egzersiz yapması önerilmektedir. Bu düzey bir aktivite günlük 840kj (200kkal) enerji tüketimini sağlar.
Obezite olmuş kişilerde her gün fiziksel olarak aktif olmak ve enerji harcanmasını sağlamak amaçlanmaktadır. Enerji harcaması egzersizin derecesine göre değişirken, kişinin vücut ağırlığı da göz önünde bulundurul.

Egzersiz tedavisinin temel amaçları aşağıda belirtilmiştir :

  • Yürüyüş, Günlük Yaşam Aktivitelerinde Artış, Direnç Egzersizleri
  • Her gün ya da hafta da en az 5 gün
  • 40-60 dakika arası günde 1 kez, 20-30 dakika arası günde 2 kez
  • Maksimum Oksijen Tüketiminin % 50-70’i

Önerilen aktivite ve egzersiz programları, kişilere özel olmalıdır. Ayrıca eğlenceli, uygulanabilir ve kişinin gündelik alışkanlıklarıyla uyumlu bir şekilde ilerletilmelidir.

3.Davranış değişikliği tedavisi

Vücut ağırlığının kontrolünde Davranış Değişikliği Tedavisi, bireyin kabullenmek ve benimsemekte en çok zorlandığı tedavi şeklidir. Bu tedavi türü tüm yaşam tarzını değiştirmektedir. Burada amaç; sadece yemek yemeğe olan bağımlılığı kırmak değil bunu hayatın tüm alanlarına yayarak olumsuz davranışları olumlu davranışlarla değiştirmektir ve bunun sürekliliğini kontrol altında tutmaktır.

Davranış değişikliği tedavisinin basamakları:

  1. Kendi kendini gözlemleme
  2. Uyaran kontrolü
  3. Alternatif davranış geliştirme
  4. Pekiştirme, kendi kendini ödüllendirme
  5. Bilişsel yeniden yapılandırma
  6. Sosyal destek

4.Farmakolojik tedavi

Obezite tedavisi olumlu ilerlemediğinde ya da diğer tedavi yöntemler etkili olmadığında uygulanan yöntemlerden biri de farmakolojik tedavidir. Vücut kitle indeksi 27’nin üzerindeyken gelişen; uyku apnesi, diabet, hipertansiyon gibi hastalıkları bulunan kişilere uygulanmaktadır. Tedavide kullanılan ilaçların sağlık açısından bir zararı yoktur. Fakat ilaçlar doktor tavsiyesiyle kullanılması gerektiği gibi uzun süreli kullanımı da önerilmemektedir.

Tedavinin başarılı sonuç verebilmesi için diyet beslenme ve egzersiz tedavileriyle desteklenerek yürütülmesi gerekmektedir.

5.Cerrahi tedavi

Obezitede cerrahi tedavinin esasları ikiye ayrılır.

Yiyecek ve içecekler tarafından alınan enerjinin azaltılmasına yönelik bariyatrik cerrahide amaç, besinlerin gastrointestinal sistemde emilimlerini azaltmaktır.  Bu tedavi yönteminde birçok yönteme yer verilmektedir. Bunları sıralamak gerekirse; bypass, gastroplasti, gastrik bantlama, gastrik balon yöntemleri uygulanmaktadır.

Rekonstrüktif cerrahide hedef ise; vücudumuza yerleşmiş olan yağ dokularının ve yağ topluluklarının vücuttan uzaklaştırılmasıdır. Bu tedavi yöntemini diğer yöntemlerden ayıran en önemli özellik estetik ağırlıklı olmasıdır. Eğer obez birey tedavisi gereklerini yetirerek; tıbbı beslenme, egzersiz, davranış değişikliğine uyum sağlamaz ise yağ birikimi tekrar gerçekleşecek ve tedavisi tamamlanmış sayılmayacaktır.

Obezite Nasıl Saptanır?

Dünya Sağlık Örgütü’nün obezite sınıflandırması esas alınarak obeziteyi belirlemek için yaygın olarak Beden Kitle İndeksi (BKİ) kullanılmaktadır. BKİ, bireyin vücut ağırlığının (kilo), boy uzunluğunun (metre cinsinden) karesine (BKI=kg/m2) bölünmesiyle elde edilen bir değerdir.
BKİ boy uzunluğuna göre vücut ağırlığının tahmin edilmesinde kullanılmakta, vücutta yağ dağılımı hakkında bilgi vermemektedir.

DSÖ’ye göre uluslararası obezite sınıflandırması aşağıdaki tabloda verilmiştir.

Sınıflandırma BKİ (kg/m2)
Temel kesişim noktaları Geliştirilmiş kesişim noktaları
Zayıf (düşük ağırlıklı) <18.50 <18.50
Aşırı düzeyde zayıflık <16.00 <16.00
Orta düzeyde zayıflık 16.00 – 16.99 16.00 – 16.99
Hafif düzeyde zayıflık 17.00 – 18.49 17.00 – 18.49
Normal 18.50 – 24.99 18.50 – 22.99
23.00 – 24.99
Toplu, hafif şişman, fazla kilolu > 25.00 > 25.00
Şişmanlık öncesi (Pre-obez) 25.00 – 29.99 25.00 – 27.49
27.50 – 29.99
  Şişman (Obez) > 30.00 > 30.00
 Şişman I. Derece 30.00 – 34-99 30.00 – 32.49
32.50 – 34.99
 Şişman II. Derece 35.00 – 39.99 35.00 – 37.49
37.50 – 39.99
 Şişman III. Derece > 40.00 > 40.0
Kaynak: World Health Organization. Obesity and Overweight Fact Sheet No:311,Geneva, WHO.
http://who.int/mediacentre/factsheets/fs3117en/print.html.
Kaynak Adapted from WHO, 1995, WHO, 2000 and WHO 2004.
http://apps.who.int/bmi/index.jsp?introPage=intro_3.html