Obezite2

 

Her insanın hayatı iniş-çıkışlardan ibarettir. Yeri gelir mutlu oluruz yeri gelir stresli ve sıkıntılı olabiliriz. Yaşantımızdaki bütün dalgalanmalar bizleri geliştiren sınavlarımızdır fakat bazen çıkış yollarını yanlış yerlerde ararız ve kendimizi bağımlı olmuş bir halde bulabiliriz. Yaşadığımız olumsuz olan her neyse bir an önce kurtulmak isteriz ve çoğu zaman kendimizi mutlu hissettiğimiz şeylere odaklanırız. Bu, kimi insan için içki, sigara olur kimimiz için teknolojik aletler ve kimimiz için de FİZİKSEL İHTİYAÇTAN fazlasını tüketmektir. Bu noktada bağımlılığın türü çok önemli değildir. Bütün bağımlılıklar kendi irademizin dışı gerçekleşir ve bize zarar verir.

En yararlı görünen bir şeyi bile sürekli yapmamız, zarar verecektir. ”Alışkanlıklarınıza dikkat edin, bir gün bağımlılığınız olur!” sözünü hepimiz duymuşuzdur. Gerçekten de başta masum gibi görünen alışkanlıklarımız bir bakmışız üstesinden gelemeyeceğimizi düşündüğümüz problemler olmuştur. Peki bizleri tüketim bağımlılığına iten faktörler nelerdir? Neden bir türlü doymak bilmiyoruz? Bu sorunun cevabı ruhumuzun derinliklerinde saklıdır. Çocukluğumuzdan bu yana yanlış kodlanan ve kemikleşmiş düşüncelerin, bilinçaltımızda saklanan travmaların bir sonucu olarak bir takım bağımlılıklar geliştiriyoruz. Yerini dolduramadığımız, eksikliğini hissettiğimiz her duyguyu bağımlısı olduğumuz her ne ise onunla telafi ettiğimizi, örneğin yemek yiyerek mutlu olduğumuzu düşünüyoruz. Bizi gerçekte üzen ne ise üzerine gitmek yerine kaçış yolları arıyoruz. Bu noktada birey büyük bir kısırdöngü içerisinde kendini bulabiliyor. Mutsuz olduğu için fazla tüketiyor, fazla tükettikçe daha çok kilo alıyor ve ”BATTI BALIK YAN GİDER” hesabıyla daha çok tüketiyor.

Tüketim bağımlısı olduğumuzu kabul edebiliriz ama asla kendimizi suçlamayacağız! Zaten şunu açık ve net olarak belirtmek gerekir ki zihinlerimizi köleleştiren bir sistem ve bu sistemin paralı askerleri olan bazı sektörlerle karşı karşıyayız. Bunlardan birincisi ve en etkilisi televizyonlarda gördüğümüz reklamlar ve kilolu insanların zaafından yararlanan FAST FOOD restoranlar zinciridir. Cazip görseller ve uygun fiyatlar ile hızlı bir şekilde önünüze getirilen, besin değeri neredeyse hiç olmayan bu ürünler içeriğindeki maddelerle bir o kadar da lezzetlidir. Amaç, karşı koymanızı engellemektir. Kendi iradenize bu denli saldıran bir sisteme bir dur demenin vakti gelmedi mi? Unutmayın ki ”DEĞİŞMEYEN TEK ŞEY DEĞİŞİMİN KENDİSİDİR!” Siz de zayıflayabilirsiniz!

OMDER
OBEZİTE İLE MÜCADELE DERNEĞİ  / MAKALELER